|
YAPTIĞIN İYİLİKLERE GÜVENME!..
Arkadaş! Ye’se düşen adam, azabdan
kurtulmak için, istinad edecek bir
noktayı aramaya başlar. Bakar ki, bir
miktar hasenat ve kemalâtı var, hemen
o kemalâtına bel bağlar. Güvenerek
der ki: “Bu kemalât beni
kurtarır, yeter” diye bir derece rahat
eder. Halbuki a’male güvenmek
ucbdur. İnsanı dalalete atar.
Çünki insanın yaptığı kemalât ve
iyiliklerde hakkı yoktur; mülkü değildir,
onlara güvenemez.
Hem insanın vücudu ve cesedi
bile onun değildir. Çünki kendisinin
eser-i san’atı değildir. O vücudu yolda
bulmuş, lakita olarak temellük de etmiş
değildir. Kıymeti |
|
olmayan şeylerden olduğuiçin yere atılmış da insan almış değildir.
Ancak o vücud hâvi olduğu garib san’at,
acib nakışların şehadetiyle, bir Sâni’-i
Hakîm’in dest-i kudretinden çıkmış
kıymettar bir hane olup, insan o hanede
emaneten oturur. O vücudda
yapılan binlerce tasarrufattan ancak
bir tane insana aittir.
Ve keza şuurî olmaksızın, senin
lehine ve aleyhine çok fiiller
cereyan etmektedir. O fiiller şuurî
oldukları halde, şuurun taalluk etmediğinden
sabit olur ki, o fiillerin
fâili bir Sâni’-i Zîşuur’dur. Ne sen
fâilsin ve ne senin esbabın…
(Mesnevi-i Nuriye s.65) |